
BÜKREŞ’TE BİR MEYDAN… GÜNLERDEN 10 KASIM… BİZDEKİ MEYDANLARDAN FARKI, ORADA ATATÜRK BÜSTÜNE ÇİÇEK KOYMAK O GÜN DE SERBESTTİ…
İL TEMSİLCİLİKLERİ ÇOK ÖNEMLİ…
06.12.2012 Tarihli yazımda Voleybol İl Temsilcilerinin önemine dikkat çekmiş, isim ve yer belirtmeden Türk voleybolunu yurt sathına yaymak, daha da sevdirmek ve de tabanda hareket yaratmak istiyorsak, İl Temsilcilerini çok iyi kullanmak zorunda olduğumuzu, zira bugüne kadar çoğunun zerre kadar katkıda bulunmadığını, hatta aha da ileri giderek, isimlerinin olunu, cisimlerinin olmadığını, bu yüzen Federasyonumuzun bu konuda sıkı ve sık takibi gerektiğini, beceri ve çalışkanlıkta olmayanların da derhal değiştirilmesi gerektiği vurgulamıştım…
Hani derler ya, “Bir dokun, bin ah işit…” diye, sayısız mesaj ve telefon aldım… Bunlardan biri de Eskişehir bayan voleybolunu uzun yıllardan beri ayakta tutan, sayısız başarıda imzası olan, bir voleybolcu fabrikatörü olarak gördüğüm Kazım Tokat hocaydı…
Eskişehir voleybolunun erkeklerde tükendiğini, bayanlarda ise çok zor durumda olduğunu, birkaç kulübün desteği ile devam ettiğini, bunda son 7 yıldır Voleybol İl Temsilciliği görevinde bulunan kişiyi bu görevi bırakması konusunda ricada bulunduklarını, oysa kulüplerin inanıp, büyük destek verdikleri kişinin çok daha yararlı olacaklarına inandıklarını, bu yüzden Eskişehir voleybolunun büyük zarar gördüğünü ifade etti…
Diğer yandan da bazı değişiklikler ve atamaların da birçok İli sevindirdiğini ve hareketlendirdiğini öğrendim…
İstanbul, Ankara, İzmir, Çanakkale, Isparta bu İllerin başında gelmekte…
Bu arada amacımın asla Federasyonumuzun son İl Temsilcileri atamasını tenkit etmek olmadığını sadece Türk voleybolunun yurdumuzun dört bir köşesinde hareketlenmesi konusunda çok önemli bir etken olduğunu hatırlatmak olduğunu da vurgulamak istiyor, gönüllü olarak bu görevi yapmalarının bilincinde, tüm Voleybol İl Temsilcilerine iyi mesailer, üstün başarılar diliyorum…
YEŞİLYURT SPOR KULÜBÜ’NDEN AÇIKLAMA…
Yeşilyurt Spor Kulübünü temsilen Salih Günal, Lisans karmaşasında verilen karar sonrası İnessa Korkmaz’ın konuya ilişkin yaptığı açıklamalar sonrası cevap hakkını kullanarak şahsıma özel yazılı açıklamalarda bulundu…
İnessa Korkmaz’ın tarafıma hitaben yaptığı açıklamasında bazı gerçekleri gizlemek ve saptırmakla suçlayan Günal, Noter kanalıyla yapılan davetin sicil lisansa değil bizzat sporcunun velisine yapıldığını, Kulüp olarak hem 2011 senesinde hem de 2012 de 2 kez Anna’nın lisansının vizesini yenilemek amacıyla ailenin kulübe bildirmiş olduğu adrese tebligat yaptıklarını, her iki ihtarnameden de sporcunun anne ve babasının haberdar olmamasının düşünülemez olduğunu, 2011 yılında ilk ihtarname çekildiğinde Anna’nın Moskova’dan çoktan dönmüş ve Eczacıbaşı kulübünde etik olmayan bir şekilde antrenmanlara başladığını vurguladı…
Kadroda düşünülmeyen bir altyapı sporcusuna bonservisini vererek göndermenin bilinen bir usul olduğunu hatıran Günal, “İnessa hanımın kızı eğer iddia ettiği gibi tarafımdan bazı sıfatlar takılarak kulüpten uzaklaştırıldıysa, nasıl oluyor da 2 sene boyunca bir sürü masraf yapılarak kulübe gelmesi için davetler çıkarılıyor. Bu konuda düşülen tezata dikkatinizi çekerim.” ifadesini kullandı…
İnessa Korkmaz’ın eşi Necdet Korkmaz’ın, eşinin kızlarının Moskova’da mutsuz olduğunu ifade ederek bazı destekler karşılığında eşini ve kızlarını hemen döndürebileceğini kendilerine iletmesi sonrasında istenen olanakların sağlandığını ancak 2011 yılı başında Anna’nın geri dönmesine karşın kulüplerine hiç uğramadan çalışmalarını Eczacıbaşı kulübünde sürdürdüğünü belirten Günal yorumu kamuoyuna bıraktığını açıkladı…

36. MADDE RESMEN ÇİĞNENMİŞTİR…
Sicil Lisans Yönetmeliğinin 36. Maddesi / “Gerçek Dışı Belge ve Beyanda Bulunanlar” der ki, “Doldurulacak tescil fişlerinin ve lisansların gerçeğe uygun olmaması, Türk vatandaşı olanların, nüfus cüzdanı bilgileri, yabancı uyrukluların ise pasaport bilgileriyle oturma izinlerinin doğru olmaması halinde, buna sebep olan, sporcu, veli, kulüp idarecisi ve görevlileri hakkında cezai işlem yapılır ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur. Lisanslı oldukları halde, bu durumunu gizleyerek yeni lisans alan ve mükerrer tescile neden olan sporcuların ilk tarihi taşıyan lisansları geçerli sayılır, bu gibi sporcular ceza kuruluna sevk edilir.”
Açık seçik yazılmış… Ama İl Tertip Kurulu ile İl Ceza Kurulu paslaşmasında “…veli, kulüp idarecisi ve görevlileri hakkında cezai işlem yapılır ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur…” şıkkı nedense görmezden gelinmiş, 15 yaşında, bu konuda en ufak bir bilgisi olmayan günahsız, saf bir sporcuya 3 aylık ceza verilmiş durumda…
Adalet, mantık, vicdan yerlerde sürünüyor… Çok üzücü ve düşündürücü…
İl Ceza Kurulu Başkanı Av. Kemal Gökçay ile bizzat görüştüm… Kendisini 40 yıldır tanırım… Aydın Yolaç, 30 yıl önce İstanbul Voleybol İl Temsilciliği görevini ondan devralmıştı… Gökçay, önemli hukuk müşavirlerimizden, aynı zamanda TMOK (Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi) Hukuk Kurulu üyesi… Tam bir spor hukukçusu… Bana kendilerine İl Tertip Komitesi tarafından adı geçen sporcu ve 2 antrenörün sevk edildiğini, bu konuda antrenörlerin konuyla ilgilerinin bulunmadığına kanaat getirdiklerini, 16. Madde gereği sadece sporcunun cezalandırılması hususu kaldığını, bu yüzden üzülerek cezayı sadece ona kesmek zorunda kaldıklarını, heyetlerine sevk edilmeyen kişiler için ceza verme yetkilerinin bulunmadığını vurguladı…
Bunun üzerine Voleybol İl Temsilcisi Çetin Acar’ı aradım… Yeşilyurt Spor Kulübü tarafından yapılan itiraz üzerine Sicil Lisans Servisi’ne baş vurduklarını, eski lisansın varlığı bilinerek, soyadında oynama yapılarak aynı sporcuya 2. kez, sanki başka birisiymiş gibi lisans çıkarıldığının anlaşılması, bunun aldatmaya yönelik olduğuna kanaat getirilmesi üzerine sporcunun ve 2 antrenörün Ceza Heyeti’ne sevk edilmesine karar verildiğini ifade etti…
Şimdi gelin burada duralım, filmi geri sararak tekrar oynatalım…
Eczacıbaşı Spor Kulübü ile Yeşilyurt Spor Kulübü arasında 4 Kasım pazar günü akşamı, Bahçelievler Spor Salonun da oynanan maçta Yeşilyurt Spor Kulübü lisansı kendisinde bulunan bir Anna Sargsian isimli voleybolcunun mükerrer lisansla Eczacıbaşı Takımı’nda oynamasına itiraz etti…
İtiraz İl Tertip Kurulu tarafından değerlendirilmeye alındı…
İl Sicil Lisans Servisine yazı yazıldı, lisansın mükerrer olduğu anlaşıldı…
4 Kasımda yapılan itiraz tutanağın tekrar inceleyen İl Tertip Kurulu, 15.11.2012 toplantısında Yeşilyurt Spor kulübünün itirazı haklı görerek, Yeşilyurt’ta lisansı bulunan Anna Sargsian’a mükerrer lisans çıkartıp oynattığı saptanan Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün 3-0 kazandığı maçta “Hükmen” mağlubiyetinin tescili, işin sorumlularının da cezalandırılmaları talebiyle “Ceza Heyeti”ne verilmesi kararı aldı… Adı geçen sporcu ve Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün 2 antrenörü Ceza Heyeti’ne sevk edildi…
Karar Defterine işlenen ve imza altına alınan karar her 2 kulübe de kurye ile 21.11.2012 tarihinde yollandı…
Ceza Heyeti olaya ilişkin 2012/23 numaralı dosyayla ilgili 03.12.2012 tarihinde yaptığı toplantıda 2 antrenörü de görev kapsamlarını göz önüne alarak suçsuz gördü, Ceza Yönetmeliği’nin 35. maddesi gereği sporcu Anna Sargsian’a 3 ay ceza verdi…
İşin en düşündürücü yanı, 16. maddedeki “…veli, kulüp idarecisi ve görevlileri hakkında cezai işlem yapılır ve Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulur…” şıkkına uyulmamış olunmasıdır…
Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün lisans işlerine bakan idarecisi/idarecileri ve sporcu Anna Sargsian’ın velisi de Ceza Heyeti’ne sevk edilmesi ve de Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulması gerekirken Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Spor Şube Müdürü Adnan Kuzu’nun başkanlığını yaptığı İl Tertip Komitesi bu şıkkı her nedense (!) pas geçerek bence görevini tam anlamıyla yapmamıştır… Bu bir yönetmelik skandalıdır… Olayda ama öyle ama böyle bir lisans çakallığı (!) söz konusudur…
Konuyu tekrar paylaştığım İstanbul Voleybol İl Temsilcisi Çetin Acar 17 aralık pazartesi (Bugün) ilk toplantıda konuyu tekrar ele alacaklarının ve değerlendireceklerinin sözünü verdi…
Konunun takipçisi olarak, gelişmeleri siz saygıdeğer okuyucularımla paylaşacağım…
SON DAKİKA :
Yazım üzerine, İl Tertip Komitesi söz konusu cezanın, Ceza Kurulu tarafından 36. maddeye değil, 35. maddeye göre verdiğini açıkladı…
Madde 35 -Kul1anmaya hakkı olmadığı lisansı ve sair belgeleri kullanarak yarışmaya katılan sporcular, üç aydan üç yıla kadar yarışmalardan men, katılmayı temin edenler ise bir yıldan üç yıla kadar hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılırlar.
Sahtecilik ve Teşkilat Kandırma Suçu
Madde 36 -Lisans veya herhangi bir belge üzerinde değişiklik veya sahtecilik yapan veya Teşkilatı kandıran veya gerçek olmayan evrak düzenleyen ve bunlar bilerek kullanan veya kullandıranlar bir yıldan üç yıla kadar yarışmalardan men ve o kadar süre ile hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılırlar. Genel Müdürlük Ceza Kurulu ilgili teşekkülü iki aya kadar yarışmalardan men cezası ile cezalandırır. İlgililer mahalli Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur..
Yani Ceza Kuruluna göre “Sahtecilik ve Teşkilat Kandırma Suçu” işlenmemiştir ?...
Yani, Lisans veya herhangi bir belge üzerinde değişiklik veya sahtecilik yapan veya Teşkilatı kandıran veya gerçek olmayan evrak düzenleyen ve bunlar bilerek kullanan veya kullandıranlar yoktur, tüm bunları 15 yaşındaki Anna grçekleştirmiştir ?... Valla bravo…
Konuya ilişkin geniş yorumumu pazartesi günkü köşe yazımda bulacaksınız…
MANŞET’İN YENİ SAYISI ÇIKTI..
Enver Bağlarbaşı’yı hepimizin alkışlamasının ötesinde destek vermemiz, okuyucu olarak abone olmamız, kulüp/firma olarak ta reklamlarla yaşatmamız görevimiz olmalı…
Büyük medya kuruluşlarının yapamadıklarını yaparak, maddi, manevi her türlü güçlüğe göğüs gererek, gece gündüz voleybolun içinde koşuşturarak, tarihsel arşiv değeri olan bu çok özel, emsalsiz dergiyi bizlere ulaştıran voleybolumuzun en önemli basın emekçilerinden Enver Bağlarbaşı için methiyeler dizsek gene de karşılığını, hakkını veremeyiz !...
Sporyum Ajans tarafından yayınlanan , Enver Bağlarbaşı’nın genel yayın yönetmenliğinde hazırlanan Türkiye’nin aylık yayınlanan tek Voleybol Dergisi “Manşet Voleybolun Sesi” 79. Aralık sayısı gene rengarenk, dopdolu…
İletişim : ebaglarbasi@mynet.com
ANKETLERİMİZDE EN İYİLER BELİRLENİYOR…
2011-2012 Yılının en iyileri anketlerimizde teker teker belli oluyor…
İşte biten 2 anketimiz sonuçları :
2011-2012 Sezonunun en iyi yabancı bayan voleybolcusu kimdir?
Christiane Fürst % 2
Eleonora Lo Bianco % 14
Fabiana Marcelino Claudino % 1
Liubov Shashkova % 5
Maja Poljak % 8
Malgorzata Glinka-Mogentale % 10
Rosir Calderon Diaz % 8
Yeon Koung Kim % 51
2011/2012 Sezonunun en iyi yerli bayan voleybolcusu kimdir?
Eda Erdem % 16
Esra Gümüş % 6
Gizem Güreşen % 4
Gözde Kırdar Sonsırma % 6
Gülden Kayalar Kuzubaşıoğlu % 1
Naz Aydemir % 11
Neriman Özsoy % 18
Neslihan Darnel % 38
YENİ ANKETİMİZ:
2011/2012 Sezonunun en iyi yerli erkek voleybolcusu kimdir?
Aslan Ekşi
Burutay Subaşı
Can Ayvazoğlu
Emre Batur
Özkan Hayırlı
Serhat Coşkun
Ulaş Kıyak
Vefa Yılmaz
Anket, sitemizin sağ alt köşesindedir... Son 3 gün.. Oylamak için acele ediniz…

HİKMET HOCANIN ŞAMPİYONLARI…
Yıllarca ihmal edilen, turizmimizin “Amiral Gemisi” olarak nitelendirilen Antalya’da son yıllarda genç
ve yıldız kızlarda resmen bir voleybol ordusu yetişiyor… Türk voleybolunun sevilen, saygın isimlerinden, eski voleybolcu Hikmet İnanlı’nın kızları, Kepez Belediyesi formasıyla Antalya şampiyonu olduktan sonra çıtayı yükselttiler, artık gözlerini grup maçlarına diktiler… Tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum…

İÇİNDEKİ GÜZELLER OLMASA?...
Ünlü bir giyim firması Eczacıbaşı Vitra Bayan Voleybol Takımı’nın 2 yıllığına resmi kıyafet sponsoru olmuş…
Belki çok şık kıyafetler giydirecekler ama, kimse kusura bakmasın ben tanıtım için kullanılan, özel hazırlandığı (!) söylenen üstteki kıyafetleri hiç beğenmedim… Kızlarımızın fizikleri ve güzellikleri fotoğrafı kurtarmış ?...

M. KORHAN GÜN FARKI…
Gazetecilik dünyanın en zor ve ciddi mesleklerinden biridir…
Bazen 24 saatin tümü görev gerektirir…
Cesaret, tarafsızlık, çalışkanlık olmazsa olmazlarıdır basın mensupları…
Voleybolumuzda da sembolleşmiş ve de sembolleşmeye arşınlayan neferleri olan basın emekçilerinin bu güzide spora katkılarını göz ardı edilemez…
Zeki Kuban, Alev Anakök, Cengiz Tokgöz, Enver Bağlarbaşı, Ragıp Tekin “Duayen” sıfatını hak eden çok özel şahsiyetler…
Ağabeylerini örnek alarak izlerinden yürüyen çok değerli kardeşlerimizi de büyük bir zevk ve ilgi ile takip etmekteyim…
Önümüzdeki haftalarda hepsi birbirinden değerli bu mümtaz şahsiyetleri sizlerle beraber anacağım…
Bahsetmeye çalıştığım genç kardeşlerim arasında M.Korhan Gün’ün yeri bende bambaşkadır…
Genç neslimizin geleceğe koşar ve emin adımlarla yönelen basın emekçilerinin başında gelen Korhan kardeşimin son köşe yazısını keyifle okuduktan hatta notlar aldıktan sonra içimden tebrik etmek geldi…
Dünya voleybolunu değme teknik adamlara taş çıkarırcasına, oyuncuların detaylarına varıncaya kadar önümüze sermesi, konusunda ne kadar ciddi ve donanımlı olduğunun kanıtıdır…
Ayrıca tarafsız gazeteciliği, hoşgörüsü yanında cesur yayınları, mangal yüreğinin dışa yansımasının ifadeleridir…
Şunu da itiraf edip paylaşmak istiyorum ki, Son 3 yılı aşkın sürede, kendimi düşüncelerimle ifade etmeye çalıştığım 300'ün üzerinde makalemden rahatsız olan kişi ve mihrakların aykırı, çirkin baskı ve tehditlerine aldırış etmeden bana bu muhteşem sitesinde bir ağabey olarak saygıyla kucak açması ve bütünleşmesi beni ziyadesiyle mutlandırmıştır.
İyi ki varsın sevgili Korhan ?

Oğuz Değirmenci eski Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu
Amerikalı Charles Frederick Kiraly ile…
OĞUZ DEĞİRMENCİ KARDEŞİME BAŞARILAR…
Yıllardır üvey evlat muamelesi gören, Erol Ünal Karabıyık başkanlığı süresinde yanlışlıklarla ve de kapasite eksikliğiyle yerlerde sürünen, fiyaskoyla neticelenen, af edilemez Alanya Avrupa Plaj Voleybolu Merkezi skandalıyla dünyada prestij kaybettiren plaj voleybolu masalı sonrası yeni Federasyonun ciddi kararlılığı ile yeniden heyecan yarattı, törpülenen ümitlerimizi yeniden filizlendirdi…
Önce geniş katılımlı ve kapsamlı bir beyin fırtınası toplantısı yapıldı… Ardından eski başkan, “Tek Adam” Karabıyık tarafından pasif duruma getirilen Erkal Taş liderliğindeki Plaj Voleybolu Kurulunda yeni bir yapılanma var… Üstelik, üstün donanıma sahip, Amerika’da bu işin ihtisasını yapmış, zaman zaman sizlere haberlerini paylaştığım Oğuz Değirmenci’ye de organizasyonlar sorumluluğu verildi…
Plaj voleybolunun sorunları pek fazla…
Zamana ve sabra ihtiyaç var… Boşa kürek sallamaması, çok iyi plan yapılması, çok çalışılması kaçınılmaz…

BAYANLAR PLAJ VOLEYBOLU LİGİ DE BAŞLIYOR…
Bayanlar Plaj Voleybolu Ligi bu hafta cumartesi günü içlerinde EPİRDEN – LION CLUB ENERGY DRINK ve VOLEYBOLX.COM – CAAN SPORTS takımlarımızın katılımları ile 6 takımla başlıyor…
EPİRDEN – LION CLUB ENERGY DRINK’i Gizem Çağlayan – Derya Aykent / Selay Tokay, VOLEYBOLX.COM – CAAN SPORTS’u ise Hande Üresin – Begüm Erşen temsil edecek…
Takımlarımızda ilerde sürprizlerimiz olacak…
Tüm takımlara başarılar diliyorum…

FATMA TÜMERTEKİN HOCAMI KAYBETTİM…
Eli öpülesi, çağdaş, Atatürkçü, kendisini öğrencilerine adamış FATMA TÜMERTEKİN Hocamı kaybettim.. Acım sonsuz... Mekanı cennet olsun, nurlar çerisinde yatsın... Onu son nefesime kadar rahmet ve şükranla anacağım...
BİR PORTRE : TURGAY KIRAN…
O 100. dönem Galatasaray Lisesi mezunu..
Gerçek bir Galatasaraylı…
100. dönem Galatasaray Lisesi mezunu olan Turgay Kıran, eğitim hayatına İstanbul Üniversitesi Fransız Roman Dilleri ve Edebiyatı bölümü mezunudur…
1975’te turizm alanında çalışmaya başlayan Turgay Kıran, uzun yıllar süren turizmcilik hayatında, Hotel Etap Marmara, Hotel Etap İstanbul, gibi seçkin otellerde üst düzey yöneticilik yaptı. İlerleyen yıllarda uluslar arası tatil köyü ve otellerin de işletmeciliğini üstlendi. 1990 yılından beri 10’a yakın beş yıldızlı tatil köyü ve otel projesinin işletme danışmanlığını, yöneticiliğini ve işletmeciliğini yapan ve Inter Group International Entertainment’in Yönetim Kurulu Başkanı olan Kıran, Güneş Sigorta A.Ş.’nin Yönetim Kurulu üyeliğinde, Turizm Yatırım Bankası A.Ş (TYT) Yönetim kurulu ve kurucu üyeliklerinde yer almıştır…
Alp Yalman’ın başkanlık yaptığı 90-92 yıllarında Yönetim Kurulu üyeliği yapan Turgay Kıran. 1985-1988’de Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliği, 1990-1992 Türkiye Kürek Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliği görevini üstlenmiştir…
2004 – 2006 yıllarında Galatasaray Spor Kulübü Başkan Vekili görevini üstlenen Turgay Kıran, Galatasaray’ın 100. yıl komitesinin de başkanlığını yapmıştır…
2009-2011 TMOK Yönetim Kurulu üyeliği görevinde de bulunan Turgay Kıran, Galatasaray Spor Kulübünün 14 Mayıs 2011 tarihindeki Başkanlık Seçimlerinde aday olmuştur…
Nezaketin sevgi ve saygıyla kesiştiği, centilmenliği, dostluğu, doğa ve hayvan sevgisi dolu bu güleç yüzlü, neşe dolu çok özel dostuma tüm bu vasıflar çok yakışmakta…
2020 Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliğine soyunduğumuz bu ayrıcalıklı süreçte zafiyet yaşadığımız spor yöneticiliğinde en ön planda gördüğüm şahsiyetlerden olan sevgili dostuma daim başarılar diliyorum…
KUŞADASI ADAKULE HOTELİNDE HEZİMET…
Kuşadası Adakule Oteli sahibi, manevi babam Şefik Yaman (87) ile Bezik düellomuzdan önce mükellef yemeğimizde… Masada çok özel bir menü ve süper bir servis vardı… (Soğuk şefi Engin Issı, salon şefi Süleyman Dağlı ve servis garsonu Gürbüz Çetin’e teşekkürlerimi sunuyorum…)
Hezimete uğradım !...
Bezik karizmam çizildi...
3 gün enerji ve moral depoladım, evime döndüm...
Şimdi çalışma zamanı...
Bu arada hem EPİRDEN 2013'ün çalışmalarına devam ediyorum... Hem de haftalık köşe yazılarımı sizlere hazırlıyorum...
Gene sıkı yazılar... Bazıları dokunmamı bekliyorlar... Dokunulmadan nedense huzur (!) bulamıyorlar ?...
Bende onları rahatlatıyorum !...

Çeşitli dallarda başarıların taçlandırıldığı gecede; derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Fişenk “Yılın En İyi magazin Sitesi” dalını açıklayıp, ödülü Magazinkolik sitesi Genel Yayın Yönetmeni Nurcan Sabur’a verdi…
Dürüst, ilkeli, seviyeli magazinciliğin en önemli isimlerinden olan, Babı-ali tozunu yutmuş, ödül koleksiyoncusu emektar dostum Nurcan Sabur’u candan kutluyorum…


HUKUKUN GUGUK OLDUĞUNUN RESİMLERİDİR…

AYIBIN SON VERSİYONU…

BUKET ÖZTÜRK’E BRAVO… (TVF için tekrar)
Buket Öztürk…
Voleybol oynuyor, antrenörlük yapıyor… Ancak antrenörlük diploması yok… Çünkü, yüksek okul diploması isteniyor…
Ben Federasyonumuza bir öneride bulunmak istiyorum…
Bu durumda olan, voleybolumuzun alt yapısında katkıda onlarca kişi var… Yönetmelikte hiç olmasa ilk antrenör kademesinde yapılabilecek küçük bir değişiklikle sanırım bu idealist kişileri alt yapı çalışmalarına kazandırabiliriz düşüncesindeyim ?...
MÜTHİŞ PERFORMANS… İŞTE SOLİST : JOSHUA LEDET…
Tesadüfen internette izledim…
Amerika’da bİr yarışma…
20 Yaşında zenci bir genç solist…
Müthiş ses, olağanüstü bir gırtlak, muhteşem performans…
Defalarca izledim…
Dünya devi, “Soul” müziğin babası James Brown’un “It’s a man” parçasını söylemek cesaret ister…
Onu resmen aşmış neredeyse ?...
Günümüzde mantar gibi ortaya çıkan, üç beş günde isimlerinin önlerine “Ünlü”, “Sanatçı” gibi iddialı sıfatlar eklenen kuklalara armağanım olsun !...



