Bayan Voleybol Milli Takımımızı çok zor, bir o kadar da önemli bir sınav bekliyor !...
Japonya’da 24 kasımda başlayacak olan Dünya Şampiyonası…
Dünyanın en başarılı 24 takımının 4 ayrı gurupta mücadeleye başlayacağı şampiyonada D gurubundaki rakiplerimiz Çin, Rusya, Kore, Dominik Cumhuriyeti ve Kanada…

HEDEFİMİZ İLK 4 OLMALI…
Türkiye, 2011 Dünya Grand Prix Avrupa Elemeleri'ne grupta 4. sırada yer alarak veda ederken, Neslihan Darnel “En değerli oyuncu” ve Bahar Toksoy da “En iyi blokör” seçildi…
İlk bakışta bu sonuç bir başarısızlık ifade edebilir ama maçların özüne bakacak olursak, takımımızın özellikle 1-3’lük sonuçlarla yenildiği Almanya ve Rusya’yı kıl payı elinden kaçırdığını görürüz…
Ayrıca mantıken diğer 5 güçlü rakip arasından çıkan en iyi “6”nın üçte biri Türkiye ?...
Bence diğer kızlarımızın da pek onlardan aşağı kalır tarafı yok !...
Tecrübe deseniz yeterli sayılır…
Bu kızlarımız bizlere büyük zaferler yaşatmadılar mı ?...
Ben 5-8 arasını hemen hemen kesin görüyorum…
Hedef ilk 4 olmalı ?...
Takımımız, eğer son dakikada bir aksilik olmazsa Naz Aydemir, Pelin Çelik, Esra Gümüş, Gülden Kayalar Kuzubaşıoğlu, Seda Tokatlıoğlu, Neriman Özsoy, Gözde Kırdar Sonsırma, Neslihan Darnel, Eda Erdem, Bahar Toksoy, Gizem Güreşen, Ayşe Gökçen Denkel Zop’tan oluşan kadrosuyla mücadele edecek…
2006’da gene Japonya’da yapılan Dünya Şampiyonası’nda takımımızda Esra Gümüş, Gülden Kayalar Kuzubaşıoğlu, Seda Tokatlıoğlu, Gözde Kırdar Sonsırma, Neslihan Darnel ve Eda Erdem vardı…
Burada inşallah pasörlerimiz, özellikle Naz başarılı olur ?...
Neslihan’ın liderliğinde hemen hemen tüm kızlarımız olağanüstü kapasitelere sahipler ve de dünyanın tüm takımlarında forma giyebilecek seviyedeler…
Bence defansımızdan iyi top çıkartır, iyi servis karşılarsak neler olur neler ?...
Kısacası endişe edilecek bir durum yok !...
Kızlarımıza, başındaki teknik adamımız Mehmet Bedestenlioğlu’na güveniyorum…
Görev yapan tüm kadro seçme kişilerden kurulu…
Kısacası takımımız dünyanın en iyi takımlarından biri…
Kaptırınca yenemeyeceği takım yok !...
Onlara güvenelim…
Bizleri arkalarında hissetsinler…
.jpg)
FIVB KENDİ KURALLARINI NASIL HİÇE SAYAR ?...
Her spor branşında olduğu gibi voleybolda da Uluslar arası Oyun Kuralları’nda sporcu kıyafetleriyle ilgili bir bölüm vardır…
Uluslar arası Oyun Kuralları Madde 4.3’ e göre “Bir oyuncunun malzemeleri forma, şort, çorap (kıyafet) ve spor ayakkabısından oluşur”, 4.3.1’e göre “Bütün bir takımın forma, şort ve çoraplarının rengi ve tasarımı tek tip olması gerekir (Libero hariç). Kıyafetler temiz olmalıdır” ve FIVB Büyükler Dünya ve Resmi müsabakalarında siyah renk tabanlı ayakkabıların giyilmesi yasaklanmıştır. Forma ve şortlar FIVB Standartlarına uymalıdır” şeklinde açık tarif vardır…
Bu kural FIVB gibi ciddiyetini yitirmiş, tepetaklak olmuştur !...
Söz konusu maddeyi, “Dileyen takım, dilediği kıyafette maç oynayabilir !...” olarak değiştirsinler, herkes bu kaostan ve ikilemden kurtulsun ?... FIVB’in Dünya Voleybolu’nu yönetirken çok falso yaptığı düşüncesindeyim… Bir gün bu konudaki diğer düşüncelerimi sizlerle paylaşabilirim…
Federasyonumuzun en büyük hedeflerinden birisinin CEV ve FIVB Yönetimine ve de kurullarına temsilcilerimizin yerleştirilmesi olduğunu düşünüyorum…
Dünya ve Avrupa voleybolunda bizim de gücümüzü hissettirmemiz şart…
MISIR’A GÖZ YUMDULAR…
Önceki Dünya Şampiyonası’nda Mısırlı kızların çoğu türbanlıydı…
Şortlarının altında da eşofman altı gibi kapkara kalın çorapları vardı…
Tüm maçlarını da bu izbe kıyafetlerle oynadılar !... FIVB de buna göz yumdu, hem de hiçbir açıklama yapmadan ?...
“Uluslar arası Voleybol Oyun Kuralları”ndaki ilgili maddelerdeki tarife ve ayrıca uygulamaya rağmen, FIVB’ın bir Dünya Şampiyonasında görüntü kirliliği yaratan ve kuralları hiçe sayan Mısır Bayan Voleybol Takımını bu şekilde kabul etmesini ve müsamaha göstermesini şiddetle kınıyorum…
Mısır delegasyonu ve tesettür modası (!) ile kuşanan derin İslami görüş (!) ağırlığını oralarda bile koyabilme başarısını (!) gösterdi !...
FIVB ise sınıfta kaldı !...
Dünya Şampiyonasına gölge düştü !…
Bu arada Mısır’ın yanında Tunus da Afrika Şampiyonasında aşağıdaki kıyafetlerle oynadı, “Gık” çıkmadı…

TUNUS’A DA GÖZ YUMULDU ?...
Afrika Eleme Gurubu’ndaki maçlarında Tunus takımına da türbanlı, eşofmanlı kıyafetleriyle göz yumuldu… FIVB’den gene “Gık” çıkmadı…
Tabii ki uydusu CAVB’den (Afrika Voleybol Konfederasyonu) de…
.jpg)
İRANLI VOLEYBOLCULAR DA YÖNETMELİK TAKMIYOR ?...
FIVB’e bağlı, kısa adı AVC (ASIAN VOLLEYBALL CONFEDERATION) olan Asya Voleybol Konfederasyonu’nun da İran Bayan Voleybol takımına gösterdiği müsamahada sınır tanımamakta…
Son Asya Oyunlarına İran Bayan Milli Takımı yukarıdaki gibi çıktı ve de aynen oynadı…
Gene Uluslar arası Oyun Kuralları ilgili maddeleri paramparça oldu…

BENZERİNİ ÇOK YAŞADIM…
33 Yıl öncesiydi…
Konuyla alakası olmayan halkına saygımdan dolayı ismi bende saklı olan bir şehirde, Liseler arası Türkiye grup maçlarında kız takımım Notre Dame De Sion (O zamanlarda “Bayan” da demez, “Kız Takımı” derdik…
Şimdi malumunuz, “Kadın” diyenler de var ?...) karşısına bir şehrin Sağlık Kız Meslek Lisesi çıkmıştı…
Şehrin ve ailelerinin baskısından, kızlar maçı eşofman altlarıyla oynamak istediler ve bunda da direttiler… Ülkemin yapısını çok iyi bildiğim için tanıdığım maçın Baş hakeminin yanına giderek, gözlerden uzak, az sayıda seyircinin bulunduğu o ortamda anlayış göstermesini rica etmiştim…
Maksat aile baskısı altında voleybolla tanışan genç kızların heAma Baş hakem elindeki kural kitabını göstererek buna üzülerek izin vermesinin mümkün olamayacağını çok kibarca fısıldamıştı…
Sonuç olarak içlerinde şort olan 6 kızı zar zor sahaya çıkartabilen Beden Eğitimi hocaları belki de yaşamının en zor ve dramatik anlarından birini yaşamıştı…
O dramdan bize olduğu gibi eminim o hakeme de unutulmaz bir hisse kalmıştı…
Birbirimizin sanki rol arkadaşı gibiydik ?...
Bizler de çok etkilenmiş dahası üzülmüştük ama doğrusu yapılmıştı…
Sıkıntı ve üzüntü yaratmış olsa bile ?...
Bu sıkıntıları yıllarca yaşadım…
Bir çok aile sportif kıyafeti “Çıplaklık” olarak nitelendirdi ve kızlarına izin vermedi ?...
Voleybolumuzda bazı müsamahalar olmuştur ama hepsi de küçük tatlı kaçamaklar olarak gözlerden ırak yaşanmıştır…
Bırakınız Uluslar arası maçlarda, Ulusal maçlarda bile böyle bir ayrıcalık yaşanmamıştır…
Bir zamanlar çivi yağmuruna tutulan Türkiye Finalinde bile ?... (Şehir ve Takım isimleri bende saklı ama çoğunuz biliyorsunuz ?...)

BAYAN PLAJ VOLEYBOLUNDA ENGELLER VE KISITLAMALAR ARTMAKTA…
Hükümetin uzantısı Belediye Başkanları bölgelerinde Bayan Plaj Voleybolu istememekte…
Eskiden bu sporu çok geniş bir yelpazede yaparken, bugün hareket olanaklarımız kısıtlanmış, daralmıştır…
Plaj Voleyboluna öncülük ettiğim için, kızları çıplak oynatıyorum (?) diye az tehdit almadım !...
Malum partinin “Kadın Kolları”ndan 2004 yılında web sitemin “Ziyaretçi Defteri”ne aldığım cüretkar tehdidi hala saklamaktayım…
Zamanında o partinin genel Başkanlığı’na yazdığım ve birer nüshasını, Cumhurbaşkanımıza, TBMM Başkanına, Genel Kurmay Başkanına yolladığım mektupları sakladığım gibi…
Yani kısacası 2010 perşembesinin gelişi 2004 çarşambasından belliydi ?...
Şimdi Cumayı bekliyoruz galiba ?...
Son tablo bunu gösteriyor ?...
ÖNEMLİ AÇIKLAMA…
Tesettüre asla karşı değilim !...
Dini inançlara, herkesin giyim ve kuşamına (açık / kapalı) saygılıyım…
Ancak sporun erdemi ve yönetimi içerisinde belli kurallar ve tarzlar vardır…
Tüm spor branşlarındaki kıyafet yönetmelikleri ve tanımları da bunun içerisinde yer alır ve çok büyük önem taşır…
Kural dışı ayrıcalıklara hiçbir birim tarafından izin verilemez, bunun da hiçbir haklı sebebi olamaz !...
Ben bunu savunuyor ve ısrar ediyorum…
Lütfen yazımda yer alan görüşlerimi siyasi veya dini bir açıdan değerlendirmeyiniz, sizlerinde FIVB’den farkınız (!) olmaz ?...
.jpg)
CEZAYİR ÖRNEK TEŞKİL ETMELİ…
Bir zamanlar Cezayir Bayan Voleybol Milli Takımında da 4 türbanlı voleybolcu vardı…
Merak ederek bir araştırma yaptım ve de Japonya’daki Dünya Şampiyonasında A grubunda yer alan bu takımın durumunu araştırdım…
Görüştüğüm Cezayir Voleybol Federasyonu yetkilileri ve bir bayan sporcu, Japonya’ya gidecek takımda hiçbir türbanlı voleybolcunun bulunmayacağını açıkladılar ve bana da yukarıdaki ve aşağıdaki fotoğrafları gönderdiler…
Görüştüğüm Cezayir’in ünlü voleybolcularından biri (İsteği üzerine ismini açıklayamıyorum…) ise Cezayir liglerinde artık 3-5 bayan sporcu dışında herkesin oyun kurallarındaki kıyafet yönetmeliğine aynen uyduğunu, bu konuda sadece Bayan Voleybolunda hiçbir sorunun olmadığını, diğer branşlar için aynı şeyleri paylaşamıyacağını söyledi…
En olmadık minik detaylara müsamaha göstermeyen, kılı kırk yaran dünya voleybolunun patronu böylelikle Cezayir sayesinde bir aykırılığa daha imza atmaktan kurtulmuş olacak ?...

AYNISINI FEDERASYONUMUZ YAPAR MI ?...
Akla hemen gelen bir soru var ?...
Yarın bir Türk bayan sporcu türbanla, eşofman altıyla oynamak isterse, Türkiye Voleybol Federasyonu nasıl bir tavır takınır ?...
Öyle ya, kızcağız “Patronunuz FIVB müsaade ediyor, siz nasıl “Hayır” diyorsunuz ?...” diye diklenemez mi ?...
Mısır, Tunus ve İran örneğini kazanılmış bir hak olarak görüp, örnek gösteremez mi ?...
Peki ya, Federasyon “Evet” maçın Baş hakemi doğal olarak “Hayır” derse ne olur ?... O cesur (!) hakemin akıbeti ne olur ?... Peki ya tam tersi olursa ?...
Ülkenin genel gidişatına (!) bakılırsa, bunlar artık öyle uzak ihtimaller olarak görülmemeli ?...
BAŞKAN KARABIYIK’IN KARARI KESİN…
19 Mayıs 2008 tarihinde, Voleybol Federasyonu Başkanı sayın Erol Ünal Karabıyık Milli oyuncu Aysun Özbek'in o tarihlerinde tesettüre girmesinin ardından başlayan türban tartışmalarına, “Voleybol Federasyonu kıyafet talimatnamesinde voleybolcuların giyineceği kıyafet belirlenmiş durumda. Talimatnameye göre oyuncular forma, şort ve çorap var. Oyuncular, bu kıyafetleri tek tip giyinmek zorunda. Türkiye’de ve yurtdışında voleybol müsabakalarında oyuncular talimatnamedeki tek tip kıyafet dışında bir şey kullanamaz. Takımın bütün unsurları bu kurala uymak zorunda. Bayan voleybolcuların müsabakalarda türban takması talimatnameye aykırı." diyerek noktayı koymuştu…
Bu nokta aynı zamanda da FIVB’in suratına yapışmış delikanlı ve doğru bir kararlılıktır ve gerçekleri yansıtmaktadır !...
Ancak yarın yukarılardan gelebilecek baskılar ve de değişikliklerin olabileceği olasılığını da belleğimizde tutmamız gerek ?...
FIVB’yi, 2 Konfederasyonuyla beraber ayıpları ve şaibeleriyle baş başa bırakıyor, benzer durumların ülkemizde de başlamamasını diliyorum…



