
2013 yılının Tüm dünya insanlarına, başta milletimize, barış, huzur ve mutluluk getirmesini temenni ediyorum… Bu bağlamda yeryüzündeki tüm dostlarımın yeni yıllarını şimdiden tüm beklentilerinin gerçekleşmesi, daima sevgiler, güzellikler içerisinde kalmaları ve sağlık, mutluluk, bol kazanç dileklerimle kutluyorum…
HASAN UĞUR EPİRDEN

YILIN OLAYI VE FOTOĞRAFI…
Yılın olayı şüphesiz, 2050’ye kadar kurulduğu koltukta kalacağını zanneden, alkışladığımız ve minnet duyduğumuz salon kazandırımlarının dışında yanlış ve eksik işler yapan, bizleri “Karamürsel Sepeti” zannedip dinlemeyen, ikazlarımıza kulak asmayan, Yönetim Kurulu’ndaki yol arkadaşlarını dinlemeyip karşısına alan, kendisine yakıştırdığım “Tek Adam” sıfatını taşıyan Erol Ünal Karabıyık’ın, karşısına Genel Kurul’a 15 gün kala çıkan Başkan adayı Özkan Mutlugil’e karşı, elinde mevcut Başkanların sadece “Başucu kitabı” olabilecek, kendisine büyük avantajlar sağlayan saçma “Seçim Yönetmeliği”ne rağmen, açık oy farkıyla resmen hezimete uğraması, sarıp sarmaladığı koltuğunun altından kayıvermesiydi…
Bu konuda kahinlik yeteneğimin olmamasına rağmen, bazı yalakalarının bıyık altından alaycı ve küçümseyici tebessümlerine yol açan (!) bu sonuca dair ileri görüşlerimi içinizde hatırlayan çoktur ?... Hatta voleybolumuzun aktif önemli kişileri arasından % 10 oy alamayacağı iddiasını bile ortaya koymuştum ?...
Genel Kurul salonuna “Tek Adam”ın saflarıyla bir girişi vardı ki, aman Allah’ım, sanırdınız ki, Fatih Sultan Mehmet İstanbul’a giriyor ?...
Ya çıkışı ?...
Allah kimseye, düşmanıma bile öyle bir hüsranlı son yaşatmasın ?...
Son 2 yılın “En Başarılı Spor Adamı”na (!) artık “Yalnız Adam” diyebiliriz…
İşte ibret dolu “Yılın Olayı”…

BENCE YILIN “EN İYİ”LERİ…

NEZAKETTEN ANLAYAMAYANLARA…
TVF, Voleybolumuzda özellikle lig adında “Kadın” tanımlamasında ısrar eden basın ve medya’dan sonra kulüplere de nezaket dolu bir hatırlatma mesajı göndererek hassasiyet ricasında bulundu…
“Tek Adam” Erol Ünal Karabıyık döneminde Federasyon, hatta sponsor meyve suyu firması tarafından üzerinde durulmayan bu önemli konu çok suistimal edilir olmuştu…
İşte yeni TVF yönetimi ve sponsor farkı ?...

FEDERASYON’UN MOTTA İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI HOŞ KARŞILANMADI…
Voleybol Federasyonu, tolere edilebilir, haklı yanları da olan ama açıklamasında zamanlama hatası yapan, sözleşmesi sona ermekte olan Marco Aurelio Motta ile yollarını ayırırken sert ve gereksiz bir açıklama yaptı… “Voleybol camiası kendisini vazgeçilmez sananlara, haddini aşanlara her zaman haddini bildirmiştir, bildirmeye de devam edecektir…” ifadelerini kullanan Federasyon, altında yatanı bilemem (!) ama kendilerini eleştirmeye kalkan aile fertlerimize sanki üstü kapalı, tehditkar bir gözdağı verdi, “En güçlü benim, dikkat edin !...” diye gürledi ?...
Bu tarz ben dahil birçok kişi tarafından hoş karşılanmadı…

BARBOLINI EN İYİ SEÇİM Mİ ?...

BAYRAKTAR CENGİZ TOKGÖZ GENE BİLDİĞİMİZ GİBİ…
“EPİRDEN GENE KAŞINIYOR !…”
Organizasyon sorumlusu”

VAD’A ÇAĞRIMI TEKRARLIYORUM…

ÇOK ÖZEL TOPLANTI…

“ALTIN KIZLAR” YENİ YILA ERKEN GİRDİLER…

YENİ ANKETİMİZİ OYLADINIZ MI ?...
Oy kullanmak için tıklayınız...

THY’YE YAKIŞMIYOR ?...
Andaç Murat, yeğenim, 1 hafta önce satın aldığı THY 21.12.2012 tarihli 10.20 Adana uçağı ile uçmak için Atatürk Hava Limanı’na gidiyor… “Boarding” kartını almak için THY kontuarına yanaşıyor, o da ne ?...
Pişkin pişkin sırıtarak, kibarca (!) uçakta yer olmadığını söylüyorlar ?... Üstelik de dalga geçer gibi, gayet rahat “Son yolcuya kadar bekleyin, veya 14.45 le uçun ?…” diye de akıl veriyorlar…
Çocukcağız uçamayıp, Mersin’deki toplantısını kaçırıyor… Zararı büyük !... Planları altüst olmuş durumda… Üstelik yaptığı ön yatırımdan zararı var ?... Etrafında aynı hüsrana uğrayan 19 kişi daha uçamamanın çaresizliği içindeler…
Buna “Over Book” diyorlar… Yani, 120 kişilik uçağa 140 bilet basıyorlar ?... Ne zeka, ne doyumsuzluk ?... Ama ben buna “Ucuz uyanıklık” diyorum… Saygısızca bir uygulama biçimi…
Dünyanın sözde en iyi havayolları şirketi o malum havalı reklamları yapmayı bilen THY önce yolcusuna saygı duymayı öğrenmeli, bir nevi legal sahtekarlık olan bu seviyesiz tutumuna son vermelidir !...

EMİNÖNÜ HAYVAN PAZARI KAPATILMALIDIR !…
24.6.2004 tarihinde kabul edilmiş olan 5199 numaralı Hayvanları Koruma Kanunu başlıklı yasanın 10'uncu maddesinde şu ifadeler yer almaktadır:..
MADDE 10. - Satılırken; hayvanların sağlıklarının iyi, barındırıldıkları yerin temiz ve sağlık şartlarına uygun olması zorunludur…
İstanbul'da herkesin gözü önünde olan bir meydanda yer alan Eminönü Hayvan Pazarı ise bu yasayı hiçe saymaktadır. Kediler, köpekler, çeşitli kuşlar, tavşanlar, fare, gibi çeşitli hayvanlar iç içe, dar kafeslerde, hiç bir denetime tabii tutulmadan bu pazarda satılmaktadır…
"Cins köpek satımı" adı altında kimi hayvanların kuyrukları kesilmekte, satıcılar tarafından bu durum "Bazı cinslere kuyruk yakışmaz !.." gibi argümanlarla savunulmakta, canlılara birer mal, birer maddi kazanç kapısı gözüyle bakılmaktadır…
Bu hayvan pazarında denetimin olmaması ve maddi kazancın yüksekliği kaçakçılığa da davetiye çıkarmıştır… 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası yasası açık hükümlerle yasaklamış olmasına rağmen bavullar içerisinde yavru hayvanlar kaçak bir şekilde gümrüklerden sokulmakta ve bu pazarlarda yüksek fiyatlara satılmaktadır…
Üstelik veteriner kontrolünden geçtiği ve aşılandığı iddia edilerek satılan pek çok hayvan kısa süre sonra ölmektedir… Bunun sebebi, hayvanların annelerinden süt emme döneminde ayrılmaları ve kötü koşullarda yaşamaya zorlanmalarıdır… Bu pazarda gerçek bir veteriner denetiminin olduğu dahi kuşkuludur…
Sözde denetim yapan Eminönü Zabıtası ise, hayvan pazarı denilen bu sokakta belli saatlerde yürümekte, bu saatlerde hayvan tacirleri sözde kafeslerin üstünü örtmekte, zabıtalar ise orada yapılan zulmü sözde görmemektedir… Bu danışıklı dövüş her gün devam etmekteyken, hayvanlar daracık kafeslerde, uygun olmayan koşullarda yaşamakta, hastalık kapmakta ve ölmektedir…
Bu kanlı pazarlardan hayvan satın almak hayvan severlik değildir. Bunu yaptıkça hayvanlara zulmedilmesine destek olduğunuzu unutmayın…
Ancak asıl amacımız, yetkilileri bu danışıklı dövüşe ve bu zulme artık sessiz kalmamaya davet etmektir…
Eminönü Hayvan Pazarı kapatılmalıdır… Kanlı bir kar kapısı olan hayvan ticaretine ve hayvan kaçakçılığına son verilmelidir… Mevcut olan yasalar ışığında yetkilileri bu yasaları uygulamaya davet ediyorum…

O ÇOCUKLARIN KUŞLAR, AĞAÇLAR, ÇİÇEKLER ÇİZMESİNİ DAHA NE KADAR BEKLEYECEĞİZ ?...
2 Gencin yolları seyahatlerinin ortasında Hotel Calfornia'da kesişir...
Birbirlerine dellier gibi aşık olurlar...
Unutulmaz aşk gecesinden sonra birbirlerine ertesi yıl aynı tarihte o otelde buluşmak için söz verirler...
Zira yolları birbirlerine zıttır ve çok uzaktır, okulları ancak o dönem bitmektedir...
Aradan 1 yıl geçer, sözleşilen tarih gelir...
Yakışıklı genç arabasıyla otele yaklaştığında otelin alevler içinde yanmakta olduğunu görür... Güzeller güzeli sevgilisi ondan 1 gün önce geldiği otelde can vermiştir...
Perişan olan ve yaşam sevincisini tamamen kaybeden genç ona ithafen gitarıyla bu parçayı besteler...
Parça, trajik hikayesi ve hüzünlü söz ve müziğiyle bir anda dünya listelerin altüst eder...
Parçayı dinlerken gözlerinizi kapatınız ve olayı müziğiyle yaşayınız...
Hotel California / Eagles
Bu köşe yazısı aynı zamanda www.turkiyehaberajansi.com sitesinde de yayınlanmaktadır....
Tüm yazıların yayın ve paylaşım hakkı www.voleybolx.com sitesine ve Hasan Uğur Epirden'e aittir... İzinsiz alıntı yapılamaz...



