Ümit Sokullu’nun Dünya Erkekler Voleybol Şampiyonası Final maçını “Baş hakem” olarak başarıyla yönetmesi ve dolayısıyla göğsümüzü kabartması, aynı zamanda temsil ettiği “Türk Voleybol Hakemliği” müessesini de bir anda gündeme taşıdı ve bazı onur ve gurur tablolarını da hatırlattı…
Basında geç de olsa, voleybol hakemliğinin yanında bilmem kaç göbek (kuşak) ecdadından hareket edilse de, Ümit Sokullu’ya sonunda o çok önemli sayfalarda (!), çok önemli konulara rağmen, (!) yer bulundu…
2 haftadır ertelediğim “Plaj Voleybolu Dosyası”nı gene ertelemek ve sizlerle geçmişe kısa bir yolculuk yapıp, diğer kahramanları da bu gündemin tam içine taşımak geldi içimden…
Yanlış anlaşılmasın, çok önem verdiğim bu dosyayı tüm içtenliğimle ve kişisel düşüncelerimle sizlerle paylaşmayı, son 20 yılını bu güzide spora adamış, eğrileri, doğruları görmüş, zorlukları yaşamış, plajların kumuna en fazla basmış, bir çok anıyı bu sporun yelpazesinde yaşamış, tecrübe demetine sahip bir aile bireyiniz olarak iple çekiyorum !...
İşte bazı unutulmaz voleybol hakemlerimiz ve dağarcığımdaki anılar…
KARE ASLARI :
.jpg)
KUPA ASI : ÜMİT SOKULLU…
Hiç tartışmasız, son başarısının büyüklüğü ile Türk Voleybol Hakemliğinde kariyer olarak 1. sıraya yükselmekle kalmayan Ümit Sokullu, aynı zamanda da FIVB tarafından dünyanın en iyi hakemi seçilerek layık olduğu tahtımıza oturmuş durumda… Allah her genç hakemimize kariyerinde böylesine bir zirve göstersin ?...
KARO ASI : HALUK TUNCAY…
Türk Voleybol Hakemliğinde, her ne kadar Dünya Şampiyonası finali Baş hakem olarak yöneten ilk ve tek hakem Ümit Sokullu ise, bir diğer efsane hakemimiz olan Haluk Tuncay da 1970 yılında Sofya’da yapılan Dünya Erkekler Voleybol Şampiyonası’nda Bulgaristan – Doğu Almanya final maçında (2-3) yardımcı hakemlik yaparak tarihi bir başarıya imza atıp bizleri mutlu etmiş, göğsümüzü kabartmıştı…
O dönem “Dünyanın en iyi yardımcı hakemi” olarak anılan Haluk Tuncay’ın izinden, onu örnek alarak giden Orhan Utkan ile bir diğer süper hakemimiz olan Oktar Tertemiz’in sanki stil ve kariyer ikizi olan Kadir İlbeyli de ülkemiz voleybolunda iz bırakmış bir ikilidir…
.jpg)
Haluk Tuncay ve Oktar Tertemiz Uluslar arası bir maçta yan yana… (1976) ve (1984)
MAÇA ASI : OKTAR TERTEMİZ…
Türk Voleybol Hakemliğinde bir yıldız gibi parlayan ve de hakemliğe çok yakıştırdığım bir diğer Uluslar arsı hakemimiz de Oktar Tertemiz’dir… Çok yönlü kişiliği ve özellikle Baş hakem olarak stili, sporcularla sevecen diyaloğu ile daima en zor maçların emniyet sübabı olmuştur… Kariyerini süsleyen birçok maçın en önemlisi sanırım 1984 yılında Paris’te yapılan Avrupa Genç Erkekler Baş hakem olarak yönettiği Bulgaristan – İtalya (3-1) maçıdır…

Nejat Altav (sağda) Nevzat Karazincir ile… (1968)
SİNEK ASI : NEJAT ALTAV…
173 Uluslar arası maç yönetti…
Kariyerindeki en önemli maçın, Sovyetler Birliği - Çekoslovakya maçının olduğu ve dönüm noktası olduğunu ifade edebilirim…
Yıl : 1967… İstanbul şimdili adıyla Lütfü Kırdar Kongre Merkezi, eski adıyla ülkemizin en eski spor salonu olan Spor ve Sergi Sarayı…
Rahmetli babamla tribünlerde heyecan içersindeyiz… Zira az sonra Avrupa Erkekler Voleybol Şampiyonası final maçı oynanacak… Bir tarafta Sovyetler Birliği, diğer tarafta Çekoslovakya ısınıyor… Maçın hakemleri anons ediliyor… Yardımcı hakem : Nejat Altav… İnanılmaz bir alkış kopuyor… Seremoni sırasında alkışlar bir türlü kesilmiyor… Milli marşların çalınması için gerekli sessizliği sağlamak için 2 kez anons yapılıyor…
Nefes kesen ve 2,5 saat süren dev finali 3-2 Rusya kazanıyor… Kazanan da kaybeden de hakemimizi tebrik ediyorlar… Tam önümüzde… “Aman ne tonton adam ?...” diye fısıldaşıyoruz babacığımla…
Bu maçın hayatımdaki önemi çok başka… Bir dönemeç… Bir karar anı…
Değer Eraybar ve Alper Başaran’ın teşvikleri, okumaya başladığım Saint-Michel’de teneffüslerde zorunlu olarak oynamaya çalıştığım (!) voleybol aşkı ile eski Milli futbolcu olan ve Galatasaray’ın eski efsane futbolcularından (1932-36) babacığım Bombacı Münevver’in (Epirden) sportif akıntısına kapılmış futbol aşkı beynimin virajlarında rally yapmaktaydı… Voleybol kazandı… İyi ki de öyle oldu… Bu camiada her aşamada bir şeyler yapmış olmanın onurunu yaşıyorum…
Nejat Altav’ın bir diğer kariyer maçı da 1963’de Romanya’da yönettiği, Sovyetler Birliği – Polonya (3-2) arasındaki 2 saat 45 dakikalık Avrupa Erkekler Şampiyonası final maçıydı…
Nejat Altav aynı zamanda Muzaffer Tuncalp ile birlikte A Bayan Milli Takımımızın 22 temmuz 1961’de Bursa Atatürk Stadı’nda yaptığı ve 3-2 kazandığı ilk Milli maçının da baş ve yardımcı hakemliğini yaparak da tarihe geçmişlerdi… Yıllar sonra birlikte olduğumuz bir davette bana o maçı büyük bir heyecanla sanki yeniden yaşayıp anlatmış, seremonide İstiklal Marşımız söylenirken ağladığını ve dudaklarının titrediğini söylemişti…
Ülkemize seminer vermeye geldiğinde tercümanlığını yaptığım, 1964 Tokyo Erkekler finalini yönetmiş, ünlü Macar Laszlo Szalay ile birlikte dünyanın en otoriter hakemleri arasında yer aldı… Daima güler yüzüyle yönettiği maçlar onun “Tonton” lakabı ile anılmasına ön ayak olmuştur…
Tercüman gazetesinde uzun yıllar Cengiz Tokgöz’ün ağabeyliğini yapmış, ona destek vermiştir… Bir keresinde Tokgöz’ün “Büyük Gazeteci” olacağını bana fısıldamış, “İnşallah voleybolumuz elini çabuk tutar onu kazanır !...” demişti…
Onu da rahmet ve minnet duygularıyla anıyoruz…
.jpg)
Ayaktakiler soldan sağa : Ergun Erdiner, Atilla Bostancıoğlu, Nazım Nazım, Haluk Tuncay, Akın İra
Çömelenler soldan sağa : İsmail Hakkı Esemen, Özdemir Gözüodlu, Oktar Tertemiz… ve en sağda Şani Güllü
KOKARTSIZ ULUSLAR ARASI MAÇ YÖNETEN HAKEMLERİMİZ…
Geçen yazımda Uluslar arası kokartına sahip hakemlerimizi sizlerle paylaşmıştım…
Bu yazımda da Uluslar arası maçlar yönetmelerine rağmen konumları zorunlu olan, FIVB tarafından görevlendirilmiş 2 resmi maçta Baş hakemlik yapıp, geçerli not alma mecburiyeti eksikliği yüzünden resmileştirilmeyen yani FIVB kokartı alamayan şansız hakemlerimize de anımsamak ve onlara gönül alkışlarımızı yollamak istedim…
İşte onlar :
Vahit Çolakoğlu, Recep Ogan, Muzaffer Tuncalp, Suat Kesim, Tevfik Artun, Aleksander Holyavkin, Cihan Şamlı, Celal Gümüşdereli, Aydın Öztürk, Hasan Salgır…
VE MUZAFFER TUNÇALP…
Onu uzun yıllar Beden Eğitimi Öğretmenliğini yaptığı İstanbul Saint-Joseph Lisesinde tanıdım… İlk karşılaşmam da pek öyle parlak olmadı ?... Haydarpaşa Lisesi Spor Salonunda yapacağımız bir okul maçı için salona giriverdim !... Ayaklarımda spor ayakkabıları vardı ama öylesine dikkatliydi ki sokaktan aynı ayakkabılarla içeri girdiğimi onca kalabalık arasında fark edip üzerime hışımla yaklaştı… O zamanlar zaten filinta gibi, çevik, sportmen yapılı, kısacası tam bir voleybolcu adayıydım… Yani şimdiki ters üçgen vücuduma (!) bakıp da içinizde aldanan yeni nesil yadırgamasın diye bu açıklamayı yapma gereğini duyuyorum… Tokat mesafesinden menzil dışına çıkmamı süratli kavrama yeteneğime ve Muhammet Ali gibi ayak seriliğime borçluydum…
Sonrası kendisinden defalarca özür dilemem karşısında beni çok sevdi ve üzerime toz kondurmadı… Resmen gözdesi oldum !...
Birçok branşta hakemlik lisansı vardı… Ama bunların içerisinde voleybol hakemliğinin bambaşka bir yeri vardı…
Uluslar arası voleybol hakemliğine kadar yükseldi… Birçok Uluslar arası maç yönetti… Ancak kişiliği, prensipleri ve doğruluğu yüzünden bu göğsümüzü kabartan yükselişi kısa sürdü… Baş hakemlik görevi verilen bir Uluslar arası maçın hemen öncesi, bilinmeyen ve de açıklanmayan, hala muamma bir sebepten dolayı, sorgusuz sualsiz görevinde değişiklik yapılarak masaya kaydırılmasını hazmedemedi… Maça çıkmadı… FIVB ona 4 yıl disiplin cezası verdi… Muzaffer Hoca da boynundaki düdüğü çıkarıp duvara astı… Voleybola küstü… Uzaklaştı… Yıllarca Basketbol İstanbul İl Ajanlığı yaptı… Yani günümüzün “İl Temsilciliği” idi bu görev…
Onu bu vesileyle bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz…
Bu vesileyle Türk Voleybolunun bu günlere kadar yükünü çekmiş türlü fedakarlıklarla düdük çalmış, bayrak sallamış, maç kağıdı yazmış, skorda görev almış tüm hakemlerimize teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum…

Kadir İlbeyli en gözde Uluslar arası hakemimizdi…
SAYGIN HAKEMLERİMİZ…
Göğüslerine Uluslar arası kart değil şerefle “Milli” kokartı takan unutulmaz bazı İstanbul Bölgesi hakemlerimizi de şöyle sıralayabilirim :
Hayrettin Nilsu, Ferruh Erez, Zeki Kuban, Enver Dağ, Özdemir Nişancıoğlu, Necdet Cihangiroğlu, Ömer Faruk Arkın, Orhan Utkan, Hilmi Karamercan, Mehmet Kadiroğlu, Adem Dokur, Ergin Akıncı, Vedat Ertan, Yılmaz Eser, Aydın Yolaç, Aritun Hançer, jeyan Erben, Füsun Erben, Gülser Özkan, Ali Hikmet Osmanoğlu, Ufuk Uyanık, Hüseyin Gencer, Atilla Erinç, İsmail Şengül, İsmail Uyguner, Suat Carlı, Fisun Zöhrap Carlı, Hayrettin Durak, Hakan Alkan, A. Temel Öneri, Çetin Akbulut, Ferudun Kırtıl, Senih Nişancıoğlu…
(Diğer Bölge Hakemlerinde sorun yaratabileceğim endişesiyle şimdilik özür dileyerek “Pas” geçiyorum…)
CEVAPSIZ KALAN ÇOK ÖNEMLİ İDDİALAR…
Geçen yazıma gelen yorumlar sadece kafaları iyice karıştırmakla kalmadı, ciddi suçlamalarla bazı kişileri de epey zan altında bıraktı…
Bu ağır suçlamalara inanmak zor ?... Ama insan ister istemez bunca yorumcunun hepsinin mi iftira atıyor olması ?... Diğer düşünülen, niye bu suçlamalar ve ithamlar birkaç kişi üzerinde yoğunlaşıyor ?... Bu Yorumcular niye başkalarını suçlamıyorlar ?... Tüm bu soruların muhatabı tabii ki onlar ?...
Bu denli ağır suçlamalara ve inanılmaz ithamlara karşın sessiz kalınması beraberinde, haliyle ister istemez “Acaba”ları ciddi endişelere dönüştürmeye başladı ?…
Bana bu tip hak etmediğim suçlamalarda bulunulsa, değil açıklama yapmayı, aksini ispat etmeye teşebbüsle yazıyı tekzip etmeyi, aklanmak için işi derhal hukuki mercilere taşırım… Tabii suçlamalar asılsızsa ?...
Yapılacak her türlü açıklamayı bu sütunlardan yayınlayacağımı bir kez daha hatırlatıyorum…

BİLEN, HATIRLAYAN VAR MI ?...
a) 1972-73 Deplasmanlı Erkekler Voleybol Ligi’nde, Efsane antrenörümüz Enver Göçener’in çalıştırıcılığını yaptığı şampiyon İETT’ye, Efsane voleybolcularımızdan Semih Oktay’ın yıldızlaştığı ikinci Kolejliler’e, efsane Federasyon Başkanımız Naci Bayamlıoğlu’nun çalıştırdığı dördüncü Muhafızgücü’ne ve Efsane pasörlerimizden Erdal Önder kumandasındaki beşinci Göztepe’ye aynı sonuçlarla 2--3 oynamasına rağmen sonuncu olarak küme düşmekten kurtulamayan voleybol takımımız hangisiydi ?...
b) Bu takımın çalıştırıcısı ve kaptanı kimlerdi ?...
c) Bu takımdan kaç sporcu sayabilirsiniz ?...
En doğru cevabı ilk veren kişi AND 1 marka Eşofman kazanacak !...
En doğru cevabı veren 25. kişi ise AND 1 marka T-Shirt kazanacak!...
Zihinlerinizi zorlayın !... Eski defterleri karıştırın !...
Gene sonuca varamazsanız, babaları arayınız !...
Benden kopya almak için sakın istekte bulunmayınız !...
Cevaplar haftaya…
KİM BUNLAR ?...

Yıl 1974…
O yıl koskoca Milli Eğitim İstanbul İl Müdürlüğü Okul içi Beden Eğitimi Bölümü tarafından ödenek yokluğundan (!) yapılamayan, Liseler arası Voleybol Bayanlar İstanbul Şampiyonası’nın tarafımdan yapıldığı Saint-Michel Lisesi bahçesi…
Çok iyi tanıdığınız bu delikanlıları çıkarabildiniz mi ?...
Bilenler arasında çekeceğimiz kurada kazanacak kişi, EPİRDEN 2011 İstanbul Etap Turnuvası’nda özel konuğum olacak !...
NOT: Soruların yanıtlarını epirden@yahoo.com adresine gönderiniz....



